16 Şubat 2010 Salı

Bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."


Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her seyden

şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi.

Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye basladı.
- "Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle:
- "Acı" diye cevap verdi.
Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dişarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi.
Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:

- "Tadı nasıl?"
- "Ferahlatici" diye cevap verdi genç çırak.

- "Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam,

-"Hayır" diye cevapladı çırağı.

Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve söyle dedi:

- "Yaşamdaki ızdıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Izdırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ızdırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Izdırabın olduğunda yapman gereken tek sey ızdırab veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."

5 yorum:

SEVGİ dedi ki...

Rabbim hepimize göl olmayı nasip etsin ..tabii bunun için önce kendi çabamız gerekiyor...
güzel bir paylaşım olmuş ...
sevgilerimle..

hanife dedi ki...

çok güzel hikaye ah birde yapabilsek

SEVGİ dedi ki...

Fatma abla seni mimledim kabul edersen bana bi uğrarmısın ..
sevgilerimle...

havvanur dedi ki...

yazı çok güzeldi hele resim insanı dinlediriyor

Recep Altun dedi ki...

Emeğinize ve yüreğinize sağlık ne güzel ders veren bir anlatıydı. Ama ne yapsak bazılarımız bir türlü beceremiyoruz göl olmayı ve bir bardağa tıkınıp zehirliyoruz kendimizi.

En güzele emanet olun ve sağlıcakla kalın.