14 Ocak 2010 Perşembe

HER ŞEY ZAMANINDA GÜZEL


Çok uzak bir adada yaşayan güzeller güzeli Ahtapot ve çok yakışıklı bir akrep birbirlerine aşık olmuşlar.
Fakat ikisi de birbirinden korkuyormuş.
Ahtapot akrepden onu zehirli iğnesiyle sokar diye , akrep ise Ahtapotun uzun kolları onu boğar diye
Fakat daha fazla dayanamayarak ikiside birbirlerine kollarını uzatmışlar.
Ahtapot en kötü ihtimalle bir kolumu veririm, nasıl olsa yerine yenisi gelir diye düşünmüş.
Akrep ise Onun için kendimi feda edebilirim demiş. Birbirlerini çok seviyorlarmış. O kadar mutlularmış ki bütün hayvanlar çok kıskanıyormuş onları...
Zamanla akrepden sıkılmaya başlamış ahtapot, aklında açık denizler varmış hep. Oralara gidip başka hayvanlarla tanışmanın hayalini kuruyormuş.
Güzelliğini bu şekilde geçirmemek için Okyanuslara doğru yüzmeye başlamış.
Terk edilen akrep günlerce sahilde onun dönmesini beklemiş.
Ardından çok ağlamış fakat göz pınarları olmadığı için, hep içine akmış göz yaşları.
Okyanusların en güzel sularında süzülen ahtapot yeni yerler gördükçe işte gerçek mutluluk diye düşünüyormuş içinden.
Akrebi çoktan unutmuş.
Derken birden bir balıkçı ağına dolanmış olarak bulmuş kendisini.
Kurtulmaya çalıştıkca daha çok dolanıyormuş.
Onu gemiye çekmişler.
Balıkçılar ahtapotun kollarını kesip geri denize atmışlar.
Kesilen kollarıysa içki masalarında meze olarak kullanılmak üzere bir restorana satılacakmış.
Canı çok yanan ve ne yapacağını bilemeyen ahtapot eski aşkı akrebe dönmeye karar vermiş fakat kolları olmadığı için yüzemiyormuş artık.
Terk edilen akrepse onsuz olmaktansa ölmeyi tercih etmiş ve zehirli iğnesiyle kendisini sokmuş.
Diğer hayvanlardan yardım isteyen ahtapot akrebe ulaşmak üzereymiş.
Akrebin yanına vardığında ise akrebi ölmek üzereyken yakalamış.
Akrep son nefesini verirken evet işte ben bu güzellik için kendimi feda ettim demiş içinden.
Gerçek aşkının akrep olduğu anlamış ahtapot.
Ama artık ne ahtapotun onu saracak kolları kalmış , ne de akrebin onu tekrar sevebilecek kalbi...
Herşey zamanında yaşandığında güzeldir...

Canlarım herşey zamanında güzel bu aralar yoğun iş temposu yüzünden yeterli zaman ayıramıyorum sayfama..
Dersanede çalıştıgım için bu aralar okulların yarı yıl tatiline girmesiyle bizimde işlerimiz hızlandı..
Günlük yemek sayımız 200 kişiye ulaştı akşam birazcık güç takat bulursam zeynebime gidiyorum..
bu hızlandırma dönemi bitene kadar sizlerden müsade istiyorum...
Çok değil şubatın ilk haftası normale dönüyoruz...
Fırsat bulursam bir ara girib bakıyorum ama inanın ne yorum yazacak halim kalıyor..
Nede zaman ayırıp sayfalar ziyaret edebiliyorum..
BENİ BEKLEĞİN ANACIĞIM 15 GÜNLÜK BİR ZAMAN İSTİYORUM ALLAH NASİP KISMET EDERSE YİNE BURALARDAYIM..

1 yorum:

Recep Altun dedi ki...

Baktım yazılarınızdan "Her şey Zamanında Güzel" isimli yazınızı ne okuyan olmuş ne de yorum yazan olmuş. O aralar ben de, işinizin yoğun olduğunu bildiğim için pek sizin sayfanıza girip bakmamıştım. Hatta size bir e_mail ile seslendiğimi bile hatırlıyorum. Siz de yoğunluğunuz sebebiyle ilgilenemediğinizi cevaplamıştınız. Allah size sabır ve kolaylıklar versin.

Bir ahtapot ile bir akreb'in aşkının kaleme alındığı bu güzel anlatınızı içim burkularak okudum. Sebatsız ahtapot hem kendini hem de akrebi yakmış. Tabi bu anlatı hem herkesin kulağına küpe olmalı, hem de ders alması gerekenler dersini almalı.

Bu güzel paylaşımı, bu yoğun iş temponuz arasında bize hazırlayan kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlık ve mutluluklar dilerim.

Allah'a emanet olunuz ve sağlıcakla kalınız efendim, saygılarımla...