29 Ekim 2009 Perşembe
28 Ekim 2009 Çarşamba
DOSTLUK

27 Ekim 2009 Salı
Çok yüzlüler çoğalınca İki yüzlüler bile aranır oldu

"İkiyüzlüleri sever oldum, çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım."
Mehmet Akif'in bu ifadesi artık neredeyse hepimizin toplum içinde yaşadığı bir hali almıştır.
Gün geçtikçe toplumdaki ahlaki çözülme hızlanmaktadır.
Çok yüzlü insanların münafıklığı, fitnesi topluma kötü örnek olmaları ve verdikleri zararlar, topluma dışarıdan verilen zararlardan daha büyüktür.
İkiyüzlüler ve çok yüzlüler toplum için şirret tiplerdir.
Onların bulunduğu ve bulaştığı yerlerin, güvenin zedelendiği, şüphenin arttığı, fitnenin filizlendiği ortamlara dönüşmesi kaçınılmazdır.
İkiyüzlü ve çok yüzlülerle çıkılan her yolda ihanetle karşı karşıya kalmak kaçınılmaz bir sonuçtur.
Kimin yanında, kimin karşısında oldukları belli olmayan çok yüzlüler, her yerde, herkesle görünebilme yeteneğine sahiptirler.
Senin yanında onlara, onların yanında sana düşmandır. Besin kaynakları dedikodu ve fitnedir.
Adamlar tanıyorsun sabah başka maske, öğlen başka maske, akşam başka maske kullanıyor… Kişiye göre, ortama göre, zamana göre karakteri, kişiliği ve davranışları değişiyor.
İkiyüzlüleri bile aratan bu çok yüzlüler kendi menfaatlerini koruma konusunda çok azimli ve cesurdur.
Tutarsızlık, çelişki, yalan, iftira, inkâr ikiyüzlülerin ve çok yüzlülerin en çok başvurduğu silahtır.
Allah bunlar karşısında karakterli ve şahsiyetli herkese güç ve irade versin…
Mehmet Akif'in "İkiyüzlüleri sever oldum, çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım." sözü acı bir serzeniştir.
İkiyüzlüleri sevmek adına değil, çok yüzlülerin artışını göstermek adına söylenmiş bir sözdür.
Ne ikiyüzlüleri sevelim, ne de çok yüzlülere prim tanıyalım…
Onların o arlanmaz maskeli suratları tükürülmekten başka hiç birşeyi hak etmemektedir.
ama bu son zamanlarda insanlarda karanlık yön biraz daha fazlalaştı
gerçi hernekadar kendilerini gizleselerde farklı maskeler taksalarda kendilerini ele veriyorlar
biz tanımıyormuş gibi yapmaya devam etsek yüz karasını yüzüne vurmayın diyor yaradan bu hallerin hesabının görüldüğü yer yakındır diyelim biz
yüzsüzlere görgüsüzlere yüreksizlere allah islah etsin demekten başka bir seçeneğimiz yok
26 Ekim 2009 Pazartesi
DUA
Misafirlerimize tavuklu pilav yogurt ve limonata ikram ettik pilavı herkes bilir yogurt zaten hazır ben limonata tarifi vermek istiyorum fatma usulu bakalım nasıl olurmuş.
LİMONATA:
6 adet limon
3 adet portakal
1 yemek kaşığı toz limon suyu
3 bardak şeker
3 lt su
Yapılışı:
Limon ve portakallar yıkandıktan sonra rendenin ince tarafıyla beyaz kabukları gelmeyecek şekilde rendelenir(beyaz kabuk karışırsa acımsı bir tad olur)
içersine şekeride koyup 2 bardak kadar sıcak su koyup bekletilir yada zamanınız varsa şeker eriyene kadar elle ovulur benim gibi aceleniz varsada ocakta şeker eriyene kadar tutabilirsiniz.
kabukları rendelenen portakal ve limonların suyu sıkılır soğuyan kabuk şeker karışımına limon tuzuyla beraber karıştırılır tülbetten veya ince süzgüden süzüp derin bir kaba karıştırılır kalan suyla 2 saat kadar bekletilip soğuk olarak üzerine kabukları soyulmuş kavrulmuş badem veya fıstık koyup afiyetle içilir.
Şimdi adettenmiş birde mevlüt kıyafeti olurmuş kızlara gelinlik erkeklere damatlık bunuda öğrendik.
Zeynebim beyazlar içinde elden ele gezdi.
Teyzeleri çatık kaşlarını gamzelerini annaesine benzettiler ehhhh bende şiştim hani gerci babaanne biraz somurttu ama valla hiç birşey tadımı kaçırmadı.
Kendi çocuklarımda görmedim ben herşeyi zeyneple öğreniyor yeniden sindire sindire yaşıyorum.
Hani derlereya keller sağırlar birbirini ağırlar fazlada kimse yoktu iş arkadaşlarım geldi
10 kişi kadarıdık.
Komşu teyzeleride çağırdık ama gelmediler olsun biz bize yettik varsın halasıda gelmesin nolacakki.
Yasin_i_şerif okuduk cevşen hatmi yaptık fetih okuyup dualar ettik ilahiler söylendi bütün ölmüşlerimize hastaların sağlık bulması için darda kalanlara dua ettik
evsizlere ev işsizlere iş diledik en önemliside sağlık diledik
blogcu teyzeleri amcalarıda unutmadık bizleri yalnız bırakmadıkları sevincimize hüznümüze ortak oldukaları için onlarıda dualarımızda bolca andık.
Zeynebin ve tüm evlatlarımızın anasına babasına vatanına hayırlı evlat olmasını diledik
ALLAH!hım
21 Ekim 2009 Çarşamba
Yaşamak bumu

19 Ekim 2009 Pazartesi
Çocuklarımızın maneviyatını artırmak.
.jpg)
Her gün inanılmaz olaylar duyuyoruz; küçük yaşta ki çocukların karıştığı akıl almaz olaylar, akla hayale gelmeyen çeşitli cinayetler, anne babaların evlatlarına, evlatların ise anne babalarına yaptığı türlü zulümler, akıl sahibi her insanın kendisine dönüp bazı sorular sormasını gerekli kılıyor;
1-Acaba çocuğumun maneviyatına ne kadar önem veriyorum?
2-Çocuğum Allah ve Resul’ünü ne kadar tanıyor?
3-Ona yaratılış, varoluş sebebini anlatıyor muyum?
Çocuklarımız bize verilmiş en güzel emanetler. Bizlerde anne ve baba olarak kutlu ve onurlu bir misyonu yüklendik. Hepimiz yavrularımızı en güzel şekilde hayata hazırlamak istiyoruz. Fakat çoğumuz bu hazırlık esnasında bazı ve belki en büyük yerleri boş bırakıyoruz. Okullarda yeteri kadar din ve manevi eğitimi alamayan evlatlarımız eğer ailede de gerekli bilgileri almıyor ve bu bilinçle yetişmiyorsa, hayatının her anında yanlışlar yapabilen bunalımlı insanlar olabiliyorlar….
Şarkıcıların ismini eksiksiz bilen çocuklara nedense onu yaratan Allah’ın isimleri öğretilmiyor. At yarışına sokulur gibi canhıraş sınavlara hazırlanan çocuklar büyük mahşer sınavına hazırlanmıyor. En güzel yemekleri yapıp midelerini doyurduğumuz yavrularımızın ne yazık ki ruhları aç kalıyor. Ve böyle büyük bir boşlukla büyüyen bu çocuklar ne kadar tahsilde yapsa eksik kalıyor….
NE YAPABİLİRİZ?
Eğer henüz çocuğumuz yoksa evvela kendimizi yetiştirelim. Eksiklerimizi fark edip onarma yoluna gidelim. Namaz kılmıyorsak acilen başlayalım. Kur-an’ın orijinalinin yanında mutlaka mealini de okuyalım. Özellikle kadınlar için Nisa ve Nur surelerini okuyup anlamaya ve yaşamaya çalışalım.
Eğer hamileysek; içimizde taşıdığımız o büyük mucizeyi unutmadan, secdelerimize devam edelim. Sesli olarak Kur’an okuyup dinleyelim. Yaptığımız her davranışın çocuğumuza yansıyacağını unutmayalım.
Çocuğumuz doğduğundan itibaren bütün bebekliği boyunca onu Allah’ın isimleriyle uyutalım.
Anlamaya başladığı 2-3 yaşından itibaren gördüğü, eline aldığı her şeyde ona Allah’ı hatırlatalım. Hatırlatmak için bahaneler arayalım.
”Bu elma ne kadar güzel ve lezzetli değil mi? Allah bu elmayı yaratmasaydı nereden bulurduk? “
“Gözlerin ne kadar güzel, Allah bize gözlerimizi vermeseydi nasıl görebilirdik?”
Her yemeğe oturduğumuzda “Allah’ım sen ne kadar büyüksün. Bize çok nimetler verdin. Sana sonsuz şükürler olsun Rabbim” diyerek çocuğun kalbindeki Allah sevgisini pekiştirebiliriz.
Bazı sünnetleri uygulayarak:”Biliyor musun bunu bize peygamberimiz öğretti. Ben onu çok seviyorum, çünkü O da bizi çok seviyor” gibi. Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Yatağa yatırdığınız zaman felak , nas ve ayet-el kursî gibi koruyucu ayetleri sesli olarak okuyabiliriz.Okula giderken yine bu duaları mutlaka okumalı ve onlara da öğreterek okumalarını sağlamalıyız.Her şeye rağmen kadere engel olamayacağımızı,başımıza gelen kötü hallerinde bizler için bir imtihan olduğunu öğretmeliyiz.
Bizler kul bir peygamberin ümmetiyiz. Seyyid Kutub’un dediği gibi ;”O bugün yaşasaydı doktorlar, eğitimciler, filozoflar ona danışırdı.” Onu dünya gözüyle göremesek de, büyük bir mucize olarak hayatımıza yön veren öğretileri ve hadisi şerifleri bizlere yol gösteriyor. Kabul olunması mutlak bir duayı bizler için saklayan o büyük öndere ümmet olabilme gayreti içinde olmalıyız…
Hem insani hem İslami bir hayat yaşamak inanın zor değil. İslam zorluk değil, incelik dinidir. Çocuklarımızda bizler için güzel bir nimet ve sermayedir ve her çocuğun Allah’ı peygamberini ve dinini öğrenmeye hakkı vardır. Onların cehennem yakıtı değil, cennet bahçesinin gülleri ve yeryüzünün değerli şahsiyetleri olması için bir an evvel gayretlerimizi artıralım…
18 Ekim 2009 Pazar
PAŞAMIN DOĞUM GÜNÜ
Bir Perşembe günü dünyaya geldin
Canım oğlum paşam iyiki doğdun iyiki varsın .
Yolun bahtın acık olsun.Doğduğun gün bulutları yırtarak, bir güneş gibi etrafına aydınlık saçarak girdin hayatımıza. Hep sevgiyle yaşa! Nice yaşlara canım oğlum...
Bugün doğum günün olduğu için farklı ve özel olduğunu mu sanıyorsun sen? Oysa sen benim için sadece bugün değil her gün farklı ve özelsin. İyi ki varsın paşam.
sen içindeki mutluluğu yüreğindeki sevdayı
14 Ekim 2009 Çarşamba
Ben buyum işte (mimlenmişim)
soru 1-En sevdiğiniz 3 çiçek ismi?
1-En çok gülü severim en başta sonra kır çiçeklerini vede nergis mis gibi kokusuna bayılırım.
soru 2-Gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz?
2-Benim için çok uzak bir hayal olsada küçücükte olsa kendime ait bir evim olsun isterim.2.Emekli olmak en büyük hayalim ALLAH kısmet ederse 2 senem var.3.olarakda emekli olup oğlumu evlendirip kendi başıma gönlümce gönül dostlarımı ziyaret etmek istiyorum inşallah.
soru 3-En sevdiğiniz ve en sevmediğiniz 3 huyunuz?
3-En sediğim huyum çok kanatkarımdır hiç bir zaman elimde olmayanın hayalini kurmam elimde olanla yetinirim.
Çok dobracıyımdır iyi veya kötü neyse direk söylerim gözümden bir şey kaçmaz hak edene hak ettiği şekilde layıkıyla davranırım.
Hiç kin tutamam ne kadar kızsam kırılsamda bir tebessüm bile etseler hemen bulutları dağıtıveririm
En sevmediğim huyumda çok duygusalımdır çabuk kırılırım
Çok sabırsız aceleciğim beklemeği hiç sevmem benimle olan herkes dakik olmalı buda çogu zaman olmuyo özellikle paşam çok rahat her zaman bu konuda çatışıyoruz.
soru 4- en çok hoşlanmadığınız 3 hareket;
4-En çok hoşlanmadığım hareket kendime aid özel eşyalarımın başkası tarafından kullanılması özellikle yastığımı kimsenin kullanmasını istemem.
otobüste yüksek sesle konuşanlardan rahatsız olurum onların muhabbetine dinlemek zorunda kalmak çok rahatsız eder beni çogu zamanda müdahale ederim sessiz konuşun diye.
kesinlikle yalakalık yapanlara taviz vermem hiç kimse bana yağ cekerek iş yaptıramaz.
soru 5-Bu benim bu güne kadar olan en kara günümdü,dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam diye düşündügünüz olay?
5-Canım arkadaşım bu soruya cevab yazmak oldukca zor geldi bana artık kimseği üzmek istemiyorum ama mademki bu mimin amacı birbirimizi tanımak Beni bu güne kadar en çok etkileyen olay değil olaylar var.
Bir insanın ölümünü beklemek istemek kadar kara gün olamaz .
ALLAH kimseği caresiz koymasın dertlerde sevinçlerde bizim için benim imtihanım bu değip dostlarla avunup yaramı kabuk tutturmaya çalışıyorum blog dostluğu bir bambaşka hiç tanımadan yüzünü bile hayal edemediğimiz can dostlarım sayesinde ayaktayım hüzünleri sevince dönüştürüp karanlığa bir mum yakıp yönümü bulmaya çalışıyorum ALLAH.c.c tüm ölmüşlerimize başta anneciğine rahmet eylesin mekanları cennet olsun hastalarada şifalar dilerim çok teşekkür ederim arkadaşım
Ben her mime cevab veririmde kimseği mimlemem genelde ama bu sefer bende mimlemek istiyorum cevablarsanız sevinirim yazmazsanızda kırılmam canlarım
http://grihayatveben.blogspot.com/
http://sadeceyemek.blogspot.com/
arkadaşlarımı mim liyorum
10 Ekim 2009 Cumartesi
KÜÇÜK MUTLULUKLAR
Bi baktım hastalıktır zeyneptir derken blogdan uzak kalmışım çok şükür bugün daha iyiydim dr gittim 3 gün istirahat verdi ama ne mümkün vazife herşeyden üstün geliyo mutfağım kuzucuklarım fatma teyzeleri olmadan ne yapacak halsiz takatsiz öksüre hapşıra idare ediyorum kaç gündür işin en kötüsüde zeynebimi koklayamıyorum onada bulaşır korkusuyla karşıdan bile sevenmedim kaç gündür.
Ada cayı içmektende fenalık geldi.
bu gün daha iyiydim kahvaltıda öğrencilere şöyleee güzelce tabaklar hazırladım yetmedi birde öğleden sonra çay saatine ikramlar yaptım
Öyle 3,5 kişilik değil 60 kişilik felandı tabiki çeşitler isteğe göre oldu bir gurub makarna salatası diyeri patates salatası isterken bir kısmıda kısır istedi bu günüde böyle atlattık
Diyer insanları mutlu etmek bana mutluluk veriyor çok zorda değil aslında bir domatesi bile tabaga alırken birazcık özen göstermek karşımızdaki insana verdiğimiz deyeri yansıtıyor.
9 Ekim 2009 Cuma
s.a

Bize Kapıların En Hayırlısını Aç
Ey Halden Hale Çeviren RABB’İM
Halimizi En Güzel Hale Çevir
Ey Kalpleri Döndüren ALLAH’IM
Kalplerimizi Dinin Ve Taatin Üzere Sabit Kıl
Müslüman Kardeşlerimize Zaferler Nasip Eyle
Zulmeden Kullarınıda Kaffar isminle Kahreyle…
Şu Mübarek Cuma Gününün Hürmetine
5 Ekim 2009 Pazartesi
Bir müddet zeytin yiyecez..
